Büyümek Mi? O Da Ne!

Büyükmek de ne imiş? Hepimiz çocuğuz aslında!

Her gönülde bir çocuk var elbette, saklanan ve korkan, çekinen ve üzülen bir çocuktan bahsediyorum. Zamanda bir yolculuğa çıktık bundan yıllar önce, bunlara kılıflar uydurmuşlardı bizlerde buna uymadık mı?

Dakika dediler, saat dediler, ay, yıl dediler dinledik. Ömür dediler ama kesin bir şey yok bunu hepimiz bilmiyor muyuz? O zaman nedir bu üzüntü! Nedendir bu keder? Çocuk dediğin üzülmez, çekinmez, öğrenir dediler. Acıyı öğrenmekten mi bahsediyordunuz?

Çocuk dediklerinizi harcar mısınız ki! Harcanmadık mı?

Dertlerine derman aradılar, bulanlar çocuk kaldı ve bulamayanlar birçok yolu denedi. Eline birer şişe alıp sahile çıkanlar, imanı kuvvetli olanlar ibadete sarılmadı mı? Peki onu yapamayanlar ölümden korkmadılar. İntiharlar yaşandı ve bunu kimsecikler görmedi. Güvenlerimiz intihar etti, gönüllerimiz intihar etti, sevgilerimiz, saflığımız intihar etti.

“Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” sözü bizim için değil biliyor musun? Çünkü biz en soğuk yoğurdu yerken dahi ağzımız yandı. Acı dediklerimiz belki aynı değildir ama yaşamaya engel olacak ne acılar var? Var olsun gönlünüzdeki çocuk. Var olsun ki sarsın dünyamızı o güzel gülüşler, bakışlar, o güzel çocuğun neşesi sarsın. O masum çocuğun masumiyeti sarsın!

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir